BEBEK VE EBEVEYN DÜNYASININ EN MERAKLI GAZETESİ

Emzirme Haftası nasıl kutlanır?

Haber

1990 Ağustos’unun ilk haftasında İtalya’nın Floransa kentinde tarihi bir kongre düzenlendi. 1400’lerde bir yetimhane olarak inşa edilip sonradan çocuk hastanesine dönüştürülen Innocenti (İtalyanca masumlar anlamında) Merkezi, kökleri bundan 5 yıl önce ABD Kalkınma Ajansı tarafından düzenlenen başka bir toplantıya uzanan uluslararası bir politika şekillendirme mesaisine sahne oldu. Ülkeler emzirme konusunda nasıl bilgilendirilecekti?

İsveç’te Uppsala Üniversitesi’nin Uluslararası Anne ve Çocuk Sağlığı Departmanı’nda araştırmacılık ve danışmanlık yapan Ted Greiner, Innocenti Kongresi’nin 10.yılında, hareketin geçmişini özetleyen bir yazı yazdı. 16-17 Mart, 2000’de İtalyan Anneleri Birlik Hareketi’nin imzasıyla yayınlanan yazının bir bölümünü çevirdik:

1990 Ağustos ayının ilk haftasında imzalanan Innocenti Bildirisi, emzirme politikalarına küresel çapta şekil verme çalışmalarının ilkiydi.

İtalya’nın Floransa kentinde düzenlenen konferans katılımcıların üst düzey politika üreticilerinden oluşması açısından önemliydi. Önceki üç yıl, bu çaptaki bir uluslararası kampanyanın teknik ve düşünsel altyapısını kurmaya harcanmıştı.

Bir araya gelen Dünya Sağlık Örgütü, Unicef ve benzeri örgütlerin sekreterliğini Georgetown Üniversitesi üstlenmişti. Planlanması ve anlatılması gereken önemli konular arasında, emzirme eğitimi, anneden anneye destek, emzirme üzerine izleme ve araştırmalar vardı.

picassobebek
Dünya Emzirme Haftası’nın uluslararası sembolü Pablo Pıcasso’ya ait.

Innocenti Bildirisi neden önemliydi?

Emzirme ilk kez insan hakları arasında tanımlanıyordu.

Bildiri bütün kadınları emzirme haklarına sahip çıkmaya çağırıyor, 4-6 aya kadar bütün bebeklerin emzirilmesi, emzirmenin iki yaşa kadar ve hatta sonrasında bile sürdürülmesi gerektiğini vurguluyordu.

Bildiri, uygulamaya dönük dört hedef tanımlıyordu: Yetkin bir kurumdan ulusal bir emzirme koordinatörü seçmek, ilgili her sağlık kurumunun “Başarılı Emzirmeye giden 10 Adım”ı uygulamasını sağlamak, uluslararası yasanın yürürlüğe girmesi için harekete geçmek ve çalışan kadınlar için emzirme haklarını koruyan yönetmeliği devreye sokmak.

Aynı zamanda bildiri gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerin temsilcilerinden üst düzey katılım gerektirmesi açısından önemliydi.

Emzirme tavsiyesi
Emzirme konusundaki bilimsel dayanak henüz birkaç yıl önce Stina Almroth adlı İsveçli bir besin uzmanı tarafından ortaya atılmıştı. Almroth, doğru emzirilen bebeklerin, çok sıcak iklimlerde bile ek suya ihtiyaç duymadığını keşfetmişti. Su seçeneği ortadan kalkınca takviye yemek de söz konusu olmuyordu. İleri derecede steril olmayan ek gıdalar bebeklerin enfeksiyon kapmasına yol açabiliyordu.

Toplantılarda Dünya Sağlık Örgütü de emzirmenin ikinci yıl boyunca sürdürülebileceğini ifade ediyordu. Bundan uzun süre emzirilen bebeklerin gelişiminde kayda değer bir fark görülmemişti. Ancak bu bulgular üzerinde uzlaşma sağlanamadı.

Örneğin Müslüman temsilciler, Kuran’da ideal olduğu ifade edilen 2 yıllık sürenin altını kabul etmiyorlardı.

Bildiri güç bela imzalandığında görüş ayrılıkları hâlâ masadaydı. Latin Amerika ve kimi gelişmiş ülkelerden temsilciler iki yıl konusunda itirazlarını yükseltiyordu. Stockholm basınında, süreç konusunu tamamen çocuklarına bırakmak isteyen annelerle ilgili haberler yer alıyordu. Hatta 5 yaşına kadar emzirilen çocukların ileri yaşlarda ne kadar uyumlu olduğuna dair raporlar yayınlanmaya başladı.

Bu tartışmalarla beraber 90’larda % 20 oranında sürdürülen emzirme, 10 yıl içinde % 45’e yükseldi.

Hedefler
Hedefler oldukça iddialı ancak bu tarihten 5 yıl sonrası -1995- için düşünülmüştü.

BİRİNCİSİ, ulusal bir emzirme koordinatörü seçilmesi ve farklı sektörler üzerinden yürüyen bir emzirme kampanyasını yönetecek bir komite kurulması gerektiğini belirtiyordu.

İKİNCİNCİSİ, hükümetlerin anne sütü yerine geçen ürünlerin pazarlanması ile ilgili uluslararası yasanın uygulanması yönünde harekete geçmesiydi. Bu o sırada bile tartışmalı bir konuydu. ABD’de bir kesim bu yasaya karşıydı ve Dünya Sağlık Örgütü’ne bu maddeyi gündem dışı tutmaları konusunda baskı uyguluyordu. Ancak diğer üç örgüt istediği için bu hedef de dahil edildi.

ÜÇÜNCÜSÜ, başarılı emzirmeye giden 10 Adım uygulamasının yaygınlaştırılmasıydı. Bu esnada UNICEF Başkanı Jim Grant, Bebek-dostu Hastane Girişimi’ni başlattıklarını açıkladı. Bu da emzirme yönünde atılmış en önemli ve etkili adımlardan biri oldu. Emzirmeyi bütün ülkelerin sağlık politikalarının bir parçası haline getirdi. UNICEF ilk kez, gelişmiş ülkelerdekileri de dahil ederek bütün dünyadaki çocuklar adına bir talebi seslendiriyordu.

DÖRT: Kadınların emzirme hakkını koruma altına alacak yasalar çıkarılması, pek çok ülkede pek çok nedenle ihmal edilmekteydi. Örneğin ekonomik olarak, ülkeler doğumun maliyetini düşük tutmak istiyorlar ve kadınlara çalışmak yerine bebek bakabilmeleri için ödeme yapmak istemiyorlardı. Hatta kimileri, bebekli kadınlara faydalar sağlamanın doğumu teşvik eden etkisi üzerinde endişeliydi. Pek çoğu analık haklarını, işyerinde eşitliğe karşı bir tehdit olarak algılıyordu. Zengin ülkelerde kısa bir doğum iznini, daha uzun süren ve kısmen baba tarafından da paylaşılabilen ebeveynlik izni takip ediyordu. Bu yıl da aktivistler ücretli izni daha da uzatmaya çalışıyorlar. Geçen yılın Uluslararası Çalışma Örgütü Konferansı ardından ülkeler ücretli emzirme izinlerini tavsiyeler başlığı altında tartışmayı oyladılar. Bu yıl da laktivistlerin en az 16 hafta olarak tavsiye edilen ücretli izni artırma yönünde çabaları oldu.

Zira 6 aylık ücretsiz iznin, çalışan kadınların bebeklerini 6 ay emzirmeleri için elverişli olmadığı çok açık.

Bir insan hakkı olarak emzirmek
Bu fikir son on yılın ürünüdür.

Kadınlara değil hükümetlere, katıldıkları uluslararası kongrelerde alınan kararları yerine getirme sorumluluğu atfeder.

Kadınların bu konuda bilgi edinmek ve korunmak için yalvarmaya ihtiyaçları yok. Bunlar zaten talep edebilecekleri haklardır. ABD’de kadınlara topluma açık alanlarda emzirme hakkı tanıyan yasaların geçtiği eyalet sayısı fazla değildir örneğin. Yeni UNAIDS/WHO/UNICEF politikasının emzirme ve HIV konusunda çizdiği ana hatlar, her annenin iyi bilgilendirilmesi ve bebeğini nasıl besleyeceğinin kendi kararına bırakılması gerektiğini ifade eder. (Ne yazık ki bugün gelişmiş ülkelerde bile bu hak tanınmıyor ve HIV virüsü taşıyan emziren annelerden bebekleri alınıyor) Bu konu bu yılki Dünya Emzirme Haftası’nda tartışılmayı bekliyor.

Katılımcılar
Innocenti Bildirisi, 1991 yılında Dünya Sağlık Konseyi tarafından yürürlüğe sokuldu. Böylece bu kongrede yer almayan ülkeler tarafından bile tanınmak zorunda bırakıldı.

Mücadele
Geçmiş 10 yıl içinde, dört hedef arasında sözü geçen çok şey başarıldı. Sivil toplum örgütleri Innocenti Kongresi’ne davetli değillerdi. Bu da kadınların emzirmesini kolaylaştıracak önkoşulların bazılarının ihmal edilmesine yol açmış olabilir. Şu var ki, kadınların hem manevi, hem beslenme ile ilgili desteğe ihtiyacı var. Geleceğin bebekleri emzirmiş olmaktan müthiş faydalar sağlayacaksa bu, ancak kadınların üstünden yük almakla mümkün olabilir.

 

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*

Haber

Rocky bebek ısınıyor

ABD’de bir bebek, oyuncu Sylvester Stallone’un canlandırdığı Rocky Balboa karakterini iki buçuk dakika
EN YUKARI