BEBEK VE EBEVEYN DÜNYASININ EN MERAKLI GAZETESİ

‘Birlikte uyumak ya da uyumamak’

Haber/Söyleşi

Henüz bebeği olmuş veya olacak anne-babaların, en çok kafa patlattığı konulardan biri, bebeklerinin kendileriyle uyuyup uyumayacağı sorusudur. Eğer uyuyacaksa, bunun ne zamana kadar böyle gideceği, hangi noktada işe yarar nitelikten zararlı olmaya doğru gittiği ayrıca merak edilir.

Nokta dergisi, 47. sayısında  bu meseleyi araştıran bir dosya hazırladı. “Birlikte uyumak ya da uyumamak” başlıklı dosyada, gazeteci Pervin Metin‘in görüştüğü uzmanlar, konuyu farklı bakımlardan ele aldılar.

Bağlanma ilişkisinin güçlenmesi için aynı odada uyuyabilirsiniz ama…
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Yard. Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat, bağlanma ilişkisinin güçlenmesi, güvenli bir şekilde gelişmesi için çocukla bir yaşına kadar aynı odada yatmaya sıcak bakıyor. Ancak bir yaşından sonra odalar mutlaka ayrılmalı. Nedenini ise şöyle açıklıyor: “Bağlanma duygusu şudur: ‘Ben değerli bir varlığım, annem babam beni gözetiyor, koruyor, kolluyor, seviyor.’ Ancak bir yıldan sonra ayrılma, bireyleşme fazının başlaması gerekiyor. 2,5 – 3 yaşında da tamamlanması. Bazı ekoller ise, ilk günden itibaren çocuğu ayırıyor. Tabi ki, ayrı odada yatırılan çocukta bağlanma sağlam olmaz diyemeyiz. Çünkü bu tek başına bir kriter değil. Önemli olan bebek ağladığında, ihtiyaç duyduğu her anda yanında bulunmak, karnını doyurmak, her çeşit duygusal uyaranı verip eğitmektir.”

Odasını ayırsanız da uykuya dalmasına yardım edin
Yard. Doç. Dr. Doksat, bir yaşında odası ayrılan çocuğa anne babanın destek vermeye devam edebileceğini, bunun bir sakıncası olmadığını söylüyor. “Ancak” diye de devam ediyor: “İhtiyacı olduğu yaşa kadar, anne veya baba dönüşümlü olarak çocuğu yatağına götürebilir. Yanına uzanmadan, uykuya dalmasında yardımcı olabilirler. Başında masal okuyabilir, çok hafif ninni mırıldanabilir, kolun iç kısmına hafif tensel dokunuş yapabilirler. Loş bir ortamda ona bu şekilde eşlik etmek işe yarar. Hafif dalınca da odadan çıkılmalı. Çocuk gece uyanıp anne babanın yatağına giderse, sarılıp, şevkat gösterip tekrar kendi yatağına yatırılmalıdır.”

Birlikte uyumak bağımlılık yaratır, korkuyu besler
Peki gereğinden uzun süren birlikte uyumaların çocuk üzerindeki yan etkileri nelerdir? Yard. Doç. Dr. Doksat, bu soruyu şöyle cevaplıyor: “Bağımlılık yaratması, çocuğun ayrılma, bireyleşme fazını ötelemesi, ayrılma kaygısının yer etmesi ve bunun tüm fobik ve kaçıngan davranışlara yol açması. Kişi birey olamıyor, otonomi kazanamıyor, her çeşit kaygıyı, korkuyu geliştirebiliyor hatta okul fobisine kadar gidebiliyor. Yetişkin olup da anne babasının yatağından ayrılamayanlar var. Onlar ağır fobik oluyorlar, evden dışarı çıkamıyorlar. Birlikte yatmak bu noktaya getirebilir. Hele 5 yaşından sonra karşı cins ebeveynle yatmak cinsel kimliğinin gelişimi açısından büyük bir fiyasko! Aynı cins ebeveynle yatmak da fiyasko!”

Tek uyuyan çocuğun sorun çözme yeteneği gelişir
Keyif uykuları, yastık savaşları? Hepsi mi yasak? Yard. Doç. Dr. Doksat’ın bu konudaki yaklaşımı katı değil. Haftada bir ya da iki güne izin veriyor. “Ama keyfine! Bunun ‘eğlence uykusu’ gibi bir adı olabilir. Üstelik, prensip olarak haftanın diğer günleri kendi odasında yatabiliyor olmalı. Çocuğa bu alışkanlık kazandırılmalı. Çok hasta, ihtiyacı var ya da korktuysa kırk yılda bir anne babasının yanına gitmesinde sakıncı yok. Amaç, çocuğun korkudan dolayı tek yatamıyor olmaması. Birlikte uyumak elbette bağlanmayı güçlendirip, sevgi, şevkat, ilgi verir ama bunun bağımlılık haline dönüşmemesi, korkuyu pekiştirecek özellik almaması gerekiyor. Hiç kendi yatağında yatamıyor noktasında olmaması gerekiyor. Öte yandan ayrı uyumanın çocuk üzerinde olumlu etkileri var. Kendi başına sorun çözme yeteneğinin gelişmesi, fobik eğilimlerden arınması, özerlik kazanması daha girişken olması gibi etkiler bunlar.”

Birlikte uyumayı çocuk mu, anne-baba mı istiyor?
Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fatma Varol Taş, anne baba ile yatma ihtiyacının bebeklik döneminde gözlenen bir durum olmadığına işaret ediyor. O halde gerçek ihtiyaç sahibi, çocuklar değil de ebeveynler mi? “Çocukla aynı yatakta yatmanın keyfini sürmek isteyen anne babaların kendilerini rahatlatma düşüncesi diye düşünüyorum. Ancak gerçekçi ve sağlıklı değil! Başlarda, gece uyanmanın, sık emzirmenin ve uyku zorluklarının bir çözümü olarak da anne babalar tarafından birlikte uyuma rutinleri oluşturulur. Bir süre sonra da herkesin alıştığı, pek de vazgeçmek istemediği bir alışkanlığa dönüşür. Çocukların ruhsal gelişimi için gerekli ve önemli bir öğe değildir. Elbette anne baba için çocuğuna sarılıp keyifli bir uyku uyumanın tadı bambaşka. Yaşamın en güzel anlarından biri olabilir. Ancak bunu, sabah uyanma saatlerinde ‘sabah keyfi’ yaparak da sağlayabilirsiniz. Birlikte uyuyarak değil belki ama beraber yatakta zaman geçirerek keyifli ve mutlu bir paylaşım zamanı oluşturabilirsiniz.”

Duygusal açıdan geride olabilirler
Doç. Dr. Taş, “uykuya dalabilme” gibi bazı becerileri kazanmasına izin verilmeyen çocukların, yaşıtlarından geride olabileceklerine dikkat çekiyor: “Çocukların büyüme ve gelişme sürecinde, yeni beceriler kazanması, bağımsız biçimde kendi başlarına bir şeyleri başarması istediğimiz, desteklediğimiz bir durum. Uygun gelişim dönemlerine geldiğinde, becerilerini geliştirmelerine izin verilirse ruhsal ve duygusal anlamda gelişebilirler. Sağlıklı ruhsal gelişimi olan çocuklar da, kendileri ile ilgili olumlu algılara sahip, başkalarını anlayabilen ve sağlıklı iletişim kurabilen, duygularının farkında olan, onları yönetebilen, sorun çözme ve baş etme becerileri iyi, başarılı, becerikli bireyler olur. İlkokul çağındaki bir çocuğu ebeveyninin yedirmesi uygun değilse, birlikte uyuma da aynı özellikte. Sürekli gereksinim duyan, nasıl yapacağını bilemeyen, yaşıtlarından duygusal açıdan daha geride olabilirler. Aslında sorun yalnızca birlikte uyuma da değildir çoğu zaman. Daha kapsamlı bakılırsa çocuğun birçok alanda gelişmesine izin verilmediğini de görürüz. Anne baba farkında olmadan bağımsızlığını ketleyici başka tutumlar da sergiliyor olabilir.”

Beraber uyuyup uyumamanın ötesinde, bebeklerin ulaşılabilir anne-babalara ihtiyacı vardır.

Birlikte uyumak yerine ‘ulaşılabilir ebeveyn’ler ister
Bebek ve çocukların, birlikte uyumak yerine duygusal olarak ulaşılabilir ebeveynlere ihtiyaç duyduğunu söylüyor Doç. Dr. Taş. Peki “ulaşılabilir ebeveyn olmak” ne demek? “Çocuğun gereksinimlerini anlayabilen, zihnini ayırabilen, yatıştırıp sakinleştirebilen, belli alanlarda izin veren ancak gerektiğinde uygun biçimde sınır koyabilen bir özellikte olabilmek anlamına geliyor. Bunları yapabilmek için ebeveynin bebeğiyle sürekli fiziksel yakınlık içinde olması gerekmez. Çocuk gereksinim duyduğunda yanında bulunması ve gerekli duygusal desteği verebilmesi yeterli. Bu olamadığında, ebeveynleri ile neredeyse yapışık bir hayat süren ancak yine de kaygı, huzursuzluk ve sıkıntı duygularından kurtulamayan çocuklar görüyoruz. Duygusal olarak ulaşılabilir ebeveynleri olmayan çocuklar kaygılı, korkulu ve huzursuz hissedebilirler. Yatıştırılmaya daha fazla gereksinimleri vardır. Olasılıkla uyku dışındaki alanlarda da sorun yaşarlar.”

Odayı ya da yatağı ayırmak nasıl olmalı?
Çocuğun odasını ayırmanın doğru, net bir zamanı olmadığını düşünüyor Doç. Dr. Taş. Ancak bebeklik döneminde ayrılma sağlanabilirse süreç daha kolay gelişir. Geçiş sürecinde zorluk çeken anne babalara ise şu tavsiyelerde bulunuyor: “Özellikle ilk 6 ayda ayrılmasını öneriyorum ancak çocuk büyümüşse, mutlaka açıklama yapılarak ve kendi odasının, yatağının düzenlenmesine dahil edilerek bir hazırlık dönemi sağlanmalı. Gece lambası, uyurken yanında olmasını isteyeceği bazı oyuncaklar ya da eşyalar kolaylaştırıcı etki yapabilir. Kendi odasında, yatağında uyumasının belli bir süreç alabileceğine de hazırlıklı olunmalı. Bu değişikliğin zamanlaması da önemlidir. Çocuğun sıkıntısı bir süre artabileceği için sıkıntı yaratan başka bir durumla aynı zamana denk getirilmemeli. Ev değişikliği, okula başlama, kardeş doğumu, tuvalet eğitimine geçilmesi gibi süreçlerle çakışmamalı. İlk zamanlarda anne babanın çocuk uykuya dalana kadar yanında beklemesi gerekebilir. Ancak yatağında uzanarak değil. Yatağın yanında bir sandalyede oturarak, masal anlatarak ya da kitap okuyarak destek olunabilir. Çocuk alıştıkça, bir sonraki adıma geçilebilir. Önce yatağın yanında, yataktan belli bir uzaklıkta, kapıya yakın oturarak, odadan ayrılıp biraz oyalanıp geri gelerek ve en sonunda da odada beklemeden. Unutmayın; anne baba olarak bir süre yorulmaya, uykusuz kalmaya ve protestolara hazırlıklı olmalısınız. Net ve kararlı olursanız, sakin ve destekleyici davranabilirseniz süreç daha kolay atlatılacaktır.”

İlk andan itibaren kendi odasında yatabilir
Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar ise, “Bağlanma temelli ebeveynlikten yana olmakla beraber, illaki beraber uyunması gerektiğini de düşünmüyorum” diyerek nedenini anlatıyor: “Beraber uyumak derken aynı oda olabilir en fazla! Aynı yatak değil. Aynı odada uyumak da aslında annenin kolaylığı, rahat ulaşımı, bebeği kolay emzirmesi içindir. Yoksa bebek ilk andan itibaren de kendi odasında yatabilir. Mesele çağırdığında yanına gidebilmek. Ağladığında yanında olabilmek, çocuğun ihtiyaç duyduğu anlarda tekrar uykuya dönmesi için destekleyebilmek, emzirme ihtiyacını giderebilmek, altını ıslattıysa temizlemek. Yoksa nerede uyuduğunun, dramatik bir farklılaştırıcı etkisi yok! Tek uyursa da yalnız hisseder gibi bir durum söz konusu değil. Yalnızlık hissi ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmamasına bağlı. Ayrı odada yatmasına değil! Ben bu dünyada ağladığımda yanıma gelen birileri var mı, yok mu? Mesele buradan kaynaklanıyor.”

Amaç, çocuğun kendi kendine dalabilmesini sağlamak
Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar’a göre önemli olan çocuğun kendi kendine uykuya geçebilmesini sağlamak. Bu alışkanlığı kazandırmanın zaman geçtikçe daha zor olacağını belirtiyor. “Birlikte yatılmasını onaylamıyorum ama hadi birlikte yatıldı! O zaman da maksimum bir sene sonunda yatağın ayrılmasında fayda var. Zaman geçtikçe işler daha zorlaşır. Çünkü çocuk başka türlüsünü bilmiyor, kendi kendine uykuya geçemez hale geliyor. Çocuğu alıştığı ortamdan çıkarıp başka bir ortama koyup orada uyumasına çabalayacaksınız. Amacımız çocuğun kendi kendine tekrar uykuya dalabilmesini sağlayabilmek. Bu ebeveyn tarafından teşvik edilmez, desteklenmezse uyumayı öğrenemez. Çocuğun rutinlerini öğrenip o rutinler ışığında uykuya yatırmak gerek.”

5 yaşındaki çocuğun annesinin yanında yatması sorundur
Doç. Dr. Aylin İlden Koçkar, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Ayrı yatmanın olumlu yanları çok fazla. Kendi kendine, bağımsız olarak uykuya dalmayı öğreniyor, illa birine ihtiyaç duymuyor. Çocuğun uykuya dalması için özünde bir geçiş objesine ihtiyacı vardır. Bu bazı çocuklar için emzik, bazısı için yastığı ya da ayısı olur. Ama ailesiyle ya da yalnız uyuyan çocuk bağımlı ya da bağımsız kişilik olur diyemeyiz! Tek başına yatak alışkanlığıyla çocuğun kişiliği belli olmaz ama 5 ya da 7 yaşına gelmiş bir çocuk hala annesinin yanında yatıyorsa tabi ki burada problem var. Tüm hayatına etki eder. Çocuğu bağımlı hale getirme durumu, yemek yedirmede de görülür, üstünü kendi giymez.”

[Nokta dergisinden alınmıştır.]

Haber

Rocky bebek ısınıyor

ABD’de bir bebek, oyuncu Sylvester Stallone’un canlandırdığı Rocky Balboa karakterini iki buçuk dakika
EN YUKARI