BEBEK VE EBEVEYN DÜNYASININ EN MERAKLI GAZETESİ

Bebekli çiftler neden boşanıyor?

Araştırma/Haber

İsveç İstatistik Bürosu’nun 2012 yılına ait verileri, küçük yaştaki çocuklarına rağmen boşanma kararı alan çiftlerin anlaşmazlık yaşadığı ortak noktaları ortaya çıkardı. Göteborg Üniversitesi, bu boşanmaların arkasındaki en büyük nedenleri araştırdı ve 7 faktör olduğunu iddia etti.

Üniversite tarafından yapılıp ilişkinin kalitesini ölçmeyi hedefleyen ankete 452 ebeveyn katıldı. Sorular, çiftler bebekleri 6 aylıkken, 4 ve 8 yaşındayken soruldu. 4 yıl sonra 23 çift boşandı; 8 yıl sonra boşanmış çiftlere 16 daha eklendi. Uzmanlar, boşanan çiftlerin cevaplarını birlikte olanların cevaplarıyla karşılaştırdı ve 7 faktör bu şekilde belirlendi.

1. Ebeveynliğin güçlükleri
Yeni ebeveynler birçok güçlükle hayatlarında ilk defa karşılaşır ve yalnız olmadıklarını hissetmek ister. Ev ve bebekle ilgili sorumlulukları paylaşmak çok önemli. Araştırma çiftlerin her birinin eşit yük paylaşmasının ilişkinin ömrünü uzattığını gösteriyor. Her eşin sorumluluk alanlarının ayrı olması, özellikle de ilişkinin başlarında, daha faydalı. Böylece eşlerden biri, yük altında ezilmiş gibi hissetmez.

2. Stresli durumlar
Küçük çocuklar evde stres yaratır. Ebeveynler de neredeyse sürekli teşvik ve takdir edilme gibi ihtiyaçlar içindedir. Eşe duyulan sevgi, ilgi ve saygı sık sık dile gelmeli. “Bebeğimizin bezini değiştirdiğin için teşekkürler” sözü bile stres yükünü eşin üzerinden almaya yeter.

3. Yakınlık kuramamak
Araştırmadaki çiftlerin tamamına yakını, çocukları 4 yaşına geldiğinde cinsel olarak en uzak noktadaydı. Boşanmalar ortalama olarak 4. yılın 8. ayında yaşandı. Bu nedenle gündelik hayatta bol bol sarılmanın, öpmenin ve fiziksel temasın ihmal edilmemesi gerekir. Duygusallık yakınlığa , o da ait olma ve güven duygusuna yol açar.

4. Yetersiz iletişim
Çocuklar küçükken ilişkilerin geçici olarak yokuş aşağı seyretmesi normaldir. Çiftler bu konu üzerine konuşabilirse bu durum telafi edilebilir. Bunun farkında olmak ve üzerine yorum yapabilmek çok önemlidir. “Son günlerde birlikte olamıyoruz ama seninle birlikte olmayı özlüyorum. Biraz endorfin salgılamak için sabahları birbirimize 20 saniye sarılsak mı?” gibi basit sözler bir evliliği uçurumun kenarından kurtarabilir. Uzmanlar “Bana hiç yardım etmiyorsun” yerine, “Masayı toplamama yardım edersen birlikte televizyon izleyebiliriz” diyerek ihtiyaçların belirtilmesi gerektiğini söylüyor.

5. İlgi alanlarının değişmesi
Çocuklardan önce her iki eşin de tutku duyduğu konularla ilgilenmek için epey zamanı vardır ancak çocuk sahibi olduktan sonra zamanı nasıl geçirdiğiniz sorun yaratabilir. Genellemek gerekirse boşanan çiftlerde, erkekler kendilerine daha fazla zaman ayırabilmek isterken, kadınlar eşleriyle ya da çocuklarıyla birlikte daha fazla olabilmeyi tercih etti. Öyleyse çözüm ne? Her ikisine de zaman yaratmak. Eşlerin hem ailelerine hem de kendilerine zaman ayırabilmesi. Bir kitap karıştırmak ya da gitar tıngırdatmak, belki bir kafede 20 dakika gazeteye göz atmak çiftleri dinlendiriyor.

6. Bağlılık hissetmemek
Çiftler sorun yaşadığında, sorunları görmezden gelmek, kavga başlatmaktan daha kolaydır. Ama çiftler sorun üzerine konuşmadıkça, ilişkiye olan bağlılıkları da zayıflar. Boşanan çiftlerin çoğu sorun yaşadıklarında yardım istemek için çok geç kaldıklarını ifade etti. Yardım istediklerinde sorunlar öyle sapa sarmıştı ki birbirlerine yakınlık duyamayacak kadar uzaklaşmışlardı.

7. Bağımlılık geliştirmek
Çiftlerin ayrılması her zaman kötü değildir. Uzmanlara göre kimi ayrılıklar geçici sorunlar nedeniyle gereksiz yaşanır ve ufak bir destekle önlenebilir -özellikle de madde kullanımı sözkonusuysa.

Araştırma

EN YUKARI