BEBEK VE EBEVEYN DÜNYASININ EN MERAKLI GAZETESİ

Sezaryen doğumun takipçisi 4 deneyim

Araştırma/Pratik bilgi

Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2014 yılında Türkiye’de doğumların % 51’i sezaryenle yapıldı. 2002’de % 21 olan bu oran, aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi ülkeleri ortalamasının iki katı. DSÖ, “Hiçbir bölgede, sezaryen hızının % 10-15’ lerin üzerinde olmasını haklı çıkaracak bir gerekçe bulunmamaktadır” diye ilan ediyor ve sezaryen doğumun anne ve bebeğin hayatını yalnızca tıbbi gereklilik varsa kurtarmada etkili olduğunu ekliyor. Sezaryen doğumun takipçisi 4 deneyim, sezaryenin yalnızca ihtiyaç olduğunda tercih edilmesi gerektiğini hatırlatır nitelikte.

1. Dikiş acısı
Kesi yerinde görmeye alışkın olmadığınız bir iz kalır. Dikişler alındıktan sonra bile ağrı, yanma, sertlik, kaşıntı ve şişlik hissedilir. Aylarca esnedikten sonra karnın üzerindeki deri bu çizginin üzerinden sarkabilir. Bazı durumlarda tamamen yok olabilir ama bu bile zaman alır.

2. Şiş ayaklar
Ayaklarınız balon gibi şişer. Daha fazla şişemeyeceklerini düşündüğünüzde bile şişerler. Nedeni, doğum esnasında bedeninize zerk edilen sıvı ve ilaçlardır. Ayakların eski hâline dönmesi 1-2 haftayı bulabilir.

3. Emzirme sıkıntısı
Geçirdiğiniz operasyon dolayısıyla hem sizin hem de bebeğinizin rahat edebileceği emzirme pozisyonunu bulmak zaman alabilir. Sezaryen doğumdan sonra seçenekleriniz daralabilir. Bebeğin doğumdan hemen sonra kilo vermeye eğilimi oluşu, kesi yerinden yayılan ağrılar, moralinizi olumsuz etkileyebilir. Er ya da geç size doğru gelen pozisyonu bulursunuz. Yatar pozisyon ya da çanta pozisyonunu tercih edebilirsiniz.

4. İyileşme özlemi
Doktorlar ortalama 6 hafta içinde sezaryenin olumsuz etkilerinden kurtulacağınızı söyler ancak yukarıda söz edilen olumsuzlukların yarattığı psikoloji nedeniyle doğum sonrası depresyonuyla tanışabilirsiniz. Sabırlı olursanız hormonlarınız dengeye kavuştuğunda, yeni hayatınıza uyum sağlayacaksınız.

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*

Araştırma

EN YUKARI