BEBEK VE EBEVEYN DÜNYASININ EN MERAKLI GAZETESİ

5 adımda gereksiz sezaryenden kaçının

Araştırma/Pratik bilgi

İstatistikler, dünyada ve Türkiye’de sezaryen doğum oranlarının 1970’lerden beri yükseldiğini gösteriyor. Öyle ki, Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2014’te Türkiye’de doğumların % 51’i sezaryenle yapıldı. Uzmanlar, sezaryen doğumun birkaç gün bile erken yapılsa -özellikle bebeğin akciğerinde- birtakım sıkıntılara yol açtığını; ayrıca doğal doğum sancısının bebeğin dış dünyaya uyumunu hazırlar nitelikte olduğunu belirtiyor. Sezaryen bir ameliyat, ve tıbben gerekmedikçe başvurulmaması gerekiyor. Gereksiz sezaryene maruz kalmamak için bu adımları takip edin.

1. Hazırlıklı olun
Sezaryene gerekçe oluşturabilecek sağlık ve kilo sorunlarını çözmek için erken davranın, gebe kalmadan önce egzersize başlayın.

2. Araştırmanızı yapın
Korkutucu gibi görünse de doğum öncesi eğitim veren kurslardan birine katılın. Doğum türlerinin avantajlarını ve risklerini önceden bilmek, vereceğiniz kararı kolaylaştırır.

3. Doktorunuzu tanıyın
Doğum yapmayı planladığınız hastanedeki doğal doğum oranı ile doktorunuzun bu konudaki felsefesini sorgulayın. Sezaryen doğum oranının yüksek olduğu hastanelerde epizyotomi uygulaması da yaygındır. Hastanenizden 24 saat doğum uzmanı bulundurup bulundurmadığını öğrenin.

4. Ebenizle tanışın ya da bir doulanız olsun
Her ikisi de size doğum konusunda rehberlik verecek, sizi rahatlatacaktır.

5. Sabırlı olun
Yalnızca 10 kadından 1’i beklenen doğum tarihinde doğum yapar. Birçok gebe, 37. haftadan itibaren beklentiye girer ve 41. haftaya kadar sakin kalamayarak gereksiz bir tıbbi müdahaleye başvurur. Doğumunuz başlamadan hastaneye başvurursanız, size suni sancı verilmesi ya da epidural anestezi uygulanması ihtimali de artacaktır.

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*

Araştırma

EN YUKARI